Sosyal Fobi Nedir?
Sosyal fobi (DSM-5 sınıflandırmasında “Sosyal Kaygı Bozukluğu”), bir veya birden fazla sosyal etkileşim ortamında olumsuz değerlendirilme korkusuyla yaşanan belirgin ve sürekli kaygı ile karakterize bir kaygı bozukluğudur. Tipik olarak korku duyulan ortamlar arasında yeni kişilerle tanışma, otorite figürleriyle iletişim, toplum önünde konuşma ve performans gerektiren etkinlikler yer alır. Tanı için belirtilerin en az altı ay süreyle devam etmesi ve sosyal, mesleki ya da akademik işlevsellikte anlamlı bozulmaya yol açması gerekir.
Sosyal fobi en sık görülen kaygı bozuklukları arasında yer alır. Toplum tabanlı çalışmalarda yetişkin nüfusta yaşam boyu yaygınlığın yüzde yedi ile on üç aralığında olduğu bildirilmektedir; Türkiye’de yapılan çalışmalarda da benzer oranlar raporlanmaktadır. Tablo çoğunlukla geç çocukluk ya da erken ergenlik döneminde başlar; tedavi edilmediğinde kronik bir seyir izler ve majör depresif bozukluk, alkol kullanım bozukluğu ve diğer kaygı bozuklukları için bağımsız bir risk oluşturur.
Klinik Psikolog Duygu ENGİN’in Çanakkale İsmetpaşa ofisinde sosyal kaygı bozukluğu tanılı yetişkin danışanlarla Clark ve Wells (1995) bilişsel modeli üzerine yapılandırılmış Bilişsel Davranışçı Terapi süreci yürütülmektedir. NICE CG159 (2013) klinik kılavuzu sosyal kaygı bozukluğunda BDT yaklaşımını birinci basamak tedavi olarak önerir; süreç performans tipi vakalarda 12-16 seans, yaygın sosyal kaygı tablolarında 16-24 seans aralığında planlanır.
Belirtiler
Bilişsel
- Herkes beni yargılıyor düşüncesi
- Aptal görüneceğim beklentisi
- Etkinlik öncesi sürekli kaygılı senaryo kurma
- Etkinlik sonrası rezil oldum analizi
- Beni reddedecekler temel inancı
Bedensel
- Kızarma, ter basması, ellerde titreme
- Kalp çarpıntısı
- Mide bulantısı
- Boğazda yumru hissi
- Ses titremesi
- Ağız kuruluğu
Davranışsal
- Sosyal ortamlardan tamamen kaçınma
- Etkinliğe katılma ama göz teması kurmama
- Etkinlik öncesi alkol kullanma
- Yemek yemeyi umuma açık ortamlarda erteleme
Nedenleri
Biyo-Psiko-Sosyal Model
Sosyal fobinin etiyolojisi biyopsikososyal model çerçevesinde çok boyutlu olarak değerlendirilir. Biyolojik düzlemde mizaç yatkınlığı belirleyici bir rol oynar; çocuklukta “davranışsal ketlenme” mizacı gösteren bireylerde sosyal kaygı bozukluğu gelişme riski belirgin biçimde artar. Nörobiyolojik düzeyde amigdala başta olmak üzere tehdit algısıyla ilgili devrelerin aşırı duyarlılığı tabloyla ilişkilendirilmiş; serotonerjik sistem işlevselliği farmakoterapide hedef nokta olarak öne çıkmıştır.
Psikolojik düzlemde Clark ve Wells’in geliştirdiği bilişsel modele göre sosyal fobide merkezi mekanizma; sosyal ortamda dikkatin “kendi içsel deneyime” (bedensel belirtiler, performans gözlemi) yönelmesi ve “olumsuz değerlendirilme” yönünde otomatik düşüncelerin baskınlaşmasıdır. Çocukluk döneminde utanılmış olma deneyimleri, eleştirel veya aşırı kontrolcü ebeveyn tutumu ve akran zorbalığı öyküsü belirleyici psikolojik aracı değişkenler arasında raporlanmaktadır.
Sosyal ve kültürel düzlemde sosyal beceri kazanma fırsatlarının kısıtlanması, karşılaştırmaya dayalı bir sosyal çevre, yoğun sosyal medya kullanımının yarattığı performans baskısı ve toplumsal beklentiler katkıda bulunan faktörler olarak işlev görür. Türkiye’de özellikle genç yetişkinlerde sosyal medya temelli karşılaştırma örüntüleri ile sosyal kaygı belirtileri arasında ilişki gösteren çalışmalar yayımlanmaktadır.
Tedavi Yöntemleri
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) — Sosyal Kaygı Odaklı
Sosyal kaygı bozukluğunun psikoterapötik tedavisinde en geniş ampirik kanıt tabanına sahip yaklaşımdır. Klinik Psikolog Duygu ENGİN’in Çanakkale ofisinde uygulanan Clark ve Wells modeli temelli BDT süreci; bilişsel yeniden yapılandırma, dikkat odaklama eğitimi, video geri-bildirim ve sosyal ortamlara in vivo maruz bırakma teknikleri çerçevesinde yapılandırılır. Performans tipi vakalarda 12-16, yaygın sosyal kaygıda 16-24 seans tipik süreçtir.
NICE CG159 (2013) klinik kılavuzunda sosyal kaygı bozukluğu için birinci basamak psikoterapötik müdahale olarak önerilmektedir.
Şema Terapi
Çocukluktan beri taşınan “kusurluluk”, “sosyal izolasyon” ve “duygusal yoksunluk” şemalarının belirleyici olduğu kronik vakalarda uygulanır. Klinik Psikolog Duygu ENGİN’in Çanakkale ofisindeki klinik uygulamasında Şema Terapi, BDT sürecine yetersiz yanıt görülen veya karakter düzeyinde kökleşmiş tablolarda entegre olarak kullanılır.
Kişilerararası örüntülerin merkezi olduğu kronik tablolarda etkililik göstermiştir.
Farmakoterapi (Psikiyatri Yönlendirmesi)
Şiddetli kaçınma, eşlik eden depresyon ya da BDT sürecine yetersiz yanıt görülen vakalarda Çanakkale’deki psikiyatri uzmanlarıyla eş güdümlü olarak SSRI grubu antidepresan tedavisi planlanır. Performans tipi sosyal kaygıda kullanımı tartışmalı olan beta-blokerler tek başına bir tedavi yaklaşımı olarak önerilmez.
SSRI ve BDT kombinasyonu monoterapiye üstünlük gösterir (NICE CG159, 2013).
Çanakkale'de Sosyal Fobi Tedavisi
Çanakkale İsmetpaşa Mahallesi’ndeki klinik psikoloji ofisinde sosyal kaygı bozukluğu tanılı yetişkin danışanlarla bireysel psikoterapi süreci yürütülmektedir. Klinik yaklaşım, Clark ve Wells modeli temelli Bilişsel Davranışçı Terapi protokolü çerçevesinde yapılandırılmıştır; dikkat odaklama eğitimi, video geri-bildirim ve aşamalı in vivo maruz bırakma sürecin temel bileşenlerini oluşturur.
Klinik Psikolog Duygu ENGİN’in Çanakkale klinik uygulamasında çocukluktan beri süregelen ve karakter düzeyinde kökleşmiş vakalarda Şema Terapi yaklaşımı entegre edilmektedir. Yoğun kaçınma, eşlik eden majör depresif bozukluk ya da alkol kullanım örüntüsü bulunan tablolarda Çanakkale’deki psikiyatri uzmanlarıyla eş zamanlı farmakoterapi planlanır.
Çanakkale’de sosyal kaygı için psikolog desteği arayışındaki yetişkinler, Bireysel Terapi sayfasından klinik kapsam ve sürecin tipik akışı hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilir. Randevu talepleri web sitesindeki iletişim formu, telefon veya WhatsApp üzerinden iletilebilir; talepler ortalama 24 saat içinde yanıtlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Çanakkale’de sosyal kaygı için psikolog desteği nasıl alınır?
Klinik Psikolog Duygu ENGİN’in Çanakkale İsmetpaşa ofisinde sosyal kaygı bozukluğu için Clark ve Wells modeli temelli Bilişsel Davranışçı Terapi süreci yürütülmektedir. Randevu için web sitesindeki iletişim formu, telefon veya WhatsApp kullanılabilir; talepler ortalama 24 saat içinde yanıtlanır.
Utangaçlık ile sosyal fobi arasındaki fark nedir?
Utangaçlık geçici, durumsal ve işlevsellikte belirgin bozulmaya yol açmayan bir mizaç özelliğidir. Sosyal fobi ise en az altı ay süreyle devam eden, fiziksel kaygı belirtileriyle giden, sosyal ortamlardan belirgin kaçınmaya neden olan ve mesleki ya da sosyal işlevselliği bozan klinik bir tablodur.
Sosyal kaygı için ilaç şart mı?
Hafif-orta vakalarda sosyal kaygı odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi tek başına yeterli olabilmektedir. Şiddetli kaçınma örüntüsü, eşlik eden depresyon veya BDT sürecine yetersiz yanıt durumlarında psikiyatri değerlendirmesiyle SSRI eklenmesi NICE CG159 (2013) klinik kılavuzlarında önerilmektedir.
Toplum önünde konuşma korkusu sosyal fobi midir?
Sadece belirli bir performans bağlamında (örneğin sunum, sahne performansı) ortaya çıkan kaygıya “performans tipi sosyal kaygı bozukluğu” adı verilir. Yeni kişilerle tanışma, küçük gruplarda konuşma veya yemek yeme gibi günlük sosyal etkileşimlerde de yaygın kaygı görülüyorsa tablo “yaygın sosyal kaygı bozukluğu” olarak değerlendirilir.
Sosyal kaygı için terapi kaç seans sürer?
Performans tipi vakalarda tipik BDT süreci 12-16 seans aralığındadır. Yaygın sosyal kaygıda 16-24 seans planlanır; çocukluk dönemine uzanan şemaların belirleyici olduğu kronik vakalarda Şema Terapi entegrasyonuyla süre uzayabilir.
Kaynaklar
Son güncelleme:
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik destek yerine geçmez. Yaşadığınız durumla ilgili tıbbi tavsiye için bir uzmanla görüşmeniz önerilir.
