
İlişki Sorunları ve Bireysel Terapi: Klinik Yaklaşım Rehberi
İlişki sorunlarında bireysel terapinin klinik rolü, bağlanma kuramı çerçevesinde ilişkisel örüntülerin değerlendirilmesi,
Klinik Psikolog Duygu ENGİN
Çanakkale psikolog görüşmelerinde; kişinin yaşadığı zorlanmalar, ihtiyaçları ve yaşam bağlamı birlikte değerlendirilir. Süreç, bilimsel temelli yaklaşımlar ve mesleki etik ilkeler doğrultusunda yapılandırılır.

Klinik Psikolog Duygu ENGİN
Klinik Psikolog
Duygu ENGİN
Hakkımda

Klinik Psikolog Duygu ENGİN, Yaşar Üniversitesi Psikoloji Lisans eğitiminin ardından Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programından başarıyla mezun olmuştur. Mesleki gelişimini uzmanlık eğitimleri ve klinik çalışmalarıyla destekleyerek; Çanakkale’de danışanlarına etik ilkeler ve bilimsel yaklaşım çerçevesinde, güvenli ve profesyonel bir psikoterapi süreci sunmaktadır.
Hizmetler
Yetişkinlere yönelik bireysel terapi görüşmeleri; kişinin ihtiyaçları, yaşam deneyimleri ve başvuru nedeni doğrultusunda, güvenli ve profesyonel bir çerçevede yürütülür.
Çocuk ve ergenlerle yapılan görüşmeler; yaş dönemi, aile ilişkileri, duygusal ihtiyaçlar ve gelişimsel süreçler dikkate alınarak yapılandırılır.
Çalışma Alanları
Çanakkale’de yürütülen bireysel terapi ve çocuk-ergen terapisi kapsamında ele alınabilen konulara bu bölümde yer verilmiştir. İçerikler genel bilgilendirme amacı taşır.
Psikoterapi, bireyin kendisini daha iyi anlamasına, yaşadığı güçlüklerle başa çıkma becerilerini geliştirmesine ve yaşamında daha dengeli bir yön oluşturmasına destek olan bir süreçtir
Blog
Ruh sağlığı, psikoterapi ve kişisel gelişimle ilgili konularda farkındalık kazandırmayı amaçlayan yazılar

İlişki sorunlarında bireysel terapinin klinik rolü, bağlanma kuramı çerçevesinde ilişkisel örüntülerin değerlendirilmesi,

Çocuk ve ergen ruh sağlığında uzman seçimi için ailelere yönelik klinik rehber. Hangi disiplinin başvuru noktası olduğu, klinik psikolog seçiminde gözetilmesi gereken eğitim ve formasyon ölçütleri, yaşa göre klinik yaklaşım, ilk değerlendirme sürecinin akışı ve uyarı niteliğindeki kırmızı bayraklar ele alınmaktadır.

Online ve yüz yüze psikoterapinin etkililiğine ilişkin meta-analitik bulgular, her iki formatın klinik endikasyonları ve sınırlılıkları, format seçiminde gözetilmesi gereken pratik koşullar ve danışanın doğru kararı vermesini kolaylaştıracak klinik bir çerçeve sunulmaktadır.

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yönteminin teorik temelleri, sekiz aşamalı standart protokolü, klinik endikasyonları, Bilişsel Davranışçı Terapi ile karşılaştırması ve Türkiye'de EMDR sertifikalı uzman seçim ölçütleri akademik bir çerçevede ele alınmaktadır.

Çift terapisinin klinik tanımı, Gottman Yöntemi ve Duygu Odaklı Çift Terapisi gibi kanıt tabanlı yaklaşımlar, endikasyonları ve sınırlılıkları, doğru çift terapisti seçim ölçütleri ve Çanakkale'de bu hizmete erişim aileler ve çiftler için açıklayıcı bir klinik rehberde ele alınmaktadır.

Sağlıklı kaygı ile kaygı bozukluğunun farkı: savaş ya da kaç tepkisi, duygusal ve bedensel belirtiler, klinik destek için profesyonel yardım rehberi.

Hayır diyemenin psikolojik kökenleri: reddedilme korkusu, onaylanma ihtiyacı, çocuklukta öğrenilmiş davranışlar ve sınır koymayı öğrenmenin pratik yolları.

Klostrofobi (kapalı alan korkusu); tetikleyiciler, fiziksel ve psikolojik belirtiler, nedenler ve bilişsel davranışçı terapi ile maruz bırakma tedavisi.

Nomofobi (cep telefonsuz kalma korkusu); belirtileri, sonuçları ve başa çıkma yöntemleri. BDT’nin etkili olduğu klinik bir kaygı türü — Klinik perspektif.
Psikolojiye dair bilgilendirici paylaşımlar için Instagram hesabını takip edebilirsiniz.
Sıkça Sorulanlar
Çanakkale’de psikolog görüşmesi için randevu talebi, Klinik Psikolog Duygu Engin’in web sitesindeki iletişim formu, telefon veya WhatsApp üzerinden iletilebilir. Talepler mesai saatleri içinde değerlendirilir ve ortalama 24 saat içinde yanıtlanır. Görüşmeler Çanakkale İsmetpaşa Mahallesi’ndeki ofiste yüz yüze yürütülmekte; online görüşme uygunluğu ise kişinin ihtiyacı ve süreç koşulları dikkate alınarak birlikte değerlendirilmektedir.
İlk seans, tanışma ve değerlendirme görüşmesi olarak ilerler. Bu görüşmede kişinin başvuru nedeni, ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve süreçten beklentileri ele alınır. Gizlilik, seans süresi ve görüşme sıklığı hakkında bilgi paylaşılır. Sürecin iki taraf için de uygun görülmesi halinde psikoterapi görüşmelerine başlanır.
Terapi sürecinin ne kadar süreceği kişiden kişiye değişir. Kişinin terapiye başvurma nedeni, yaşadığı zorlanmalar, ihtiyaçları ve görüşmelerden beklentisi bu süreyi etkileyebilir.
Klinik Psikolog Duygu Engin’in Çanakkale’de yürüttüğü görüşmelerde süreç herkes için aynı şekilde ilerlemez; kişinin ihtiyacına göre birlikte planlanır. İlk görüşmelerde sürecin nasıl ilerleyebileceği, seans sıklığı ve görüşme hedefleri birlikte değerlendirilir
Klinik psikolog, psikoloji ve klinik psikoloji alanında eğitim almış; psikoterapi, psikolojik değerlendirme ve danışanın duygusal, düşünsel ve ilişkisel süreçleri üzerine çalışan ruh sağlığı uzmanıdır. Klinik psikolog ilaç yazmaz ve tıbbi tedavi düzenlemez.
Psikiyatrist ise tıp fakültesi eğitiminin ardından psikiyatri alanında uzmanlaşmış hekimdir. Ruhsal zorlanmaların tıbbi değerlendirmesini yapabilir, gerekli durumlarda ilaç tedavisi düzenleyebilir ve medikal takip sağlayabilir.
Bazı durumlarda psikoterapi süreci ile psikiyatrik değerlendirme birlikte ilerleyebilir. Bu ihtiyaç, kişinin yaşadığı durum, belirtilerin şiddeti ve sürecin gereklilikleri dikkate alınarak değerlendirilir.
Çanakkale’de yürütülen psikolog görüşmelerinde paylaşılan bilgiler gizlilik ilkesi kapsamında korunur. Klinik Psikolog Duygu Engin’in görüşmeleri, Sağlık Bakanlığına bağlı Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi bünyesinde yürütülmekte olup kişisel veriler KVKK kapsamında gerekli bilgilendirme ve onam süreçleri gözetilerek işlenir.
Görüşmelerde paylaşılan bilgiler üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Ancak kişinin kendisine ya da bir başkasına zarar verme riski, çocuk ve ergenlerde güvenliği ilgilendiren durumlar veya yasal bildirim gerektiren hallerde gerekli kişilerle sınırlı ölçüde iletişim kurulabilir.
Psikolojik destek almaya karar vermek çoğu zaman kolay bir adım değildir. Çanakkale’de psikolog arayışına giren kişiler genellikle benzer sorularla yola çıkar: kime başvurmalı, görüşmeler nasıl ilerler, süreç ne kadar sürer, anlatılanlar gizli kalır mı. Bu soruların net cevaplarını bilmek, ilk adımı atmayı belirgin biçimde kolaylaştırır.
Başvuru yapılacak kişinin unvanı ilk bakılması gereken noktadır. Türkiye’de psikoterapi alanında çalışan meslek grupları farklı eğitim yollarından gelir ve yetki alanları birbirinden ayrılır. Klinik psikolog, psikoloji lisansının ardından klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış ve psikoterapi uygulaması için gerekli süpervizyon sürecinden geçmiş kişidir. Bu ayrım, sürecin hangi çerçevede yürütüleceğini doğrudan belirler.
İkinci olarak çalışma alanı önemlidir. Her ruh sağlığı uzmanı her konuda çalışmaz; yaş grubu, başvuru nedeni ve uygulanan yaklaşım açısından uzmanlık alanları farklılaşır. Yetişkinlerle çalışan bir uzmanla çocuk ve ergenlerle çalışan bir uzmanın yöntemleri birbirinden ayrıdır. Başvuru öncesinde uzmanın hangi yaş grubu ve hangi konularda çalıştığını öğrenmek, doğru yönlendirme açısından belirleyicidir.
Üçüncü nokta ise görüşmenin yürütüleceği çerçevedir. Seansların süresi, sıklığı, iptal koşulları ve gizlilik ilkeleri sürecin başında konuşulur. Bu çerçevenin baştan netleşmesi, danışanın kendini güvende hissetmesini sağlar ve görüşmelerin öngörülebilir bir zeminde ilerlemesine alan açar.
Klinik Psikolog Duygu ENGİN’in Çanakkale Merkez ofisinde yürütülen görüşmeler iki alanda planlanır: 18 yaş ve üzeri yetişkinlerle bireysel terapi, 6-18 yaş aralığındaki çocuk ve ergenlerle çocuk-ergen terapisi. Başvuru sonrasında ihtiyaçların bu kapsama uygun olup olmadığı birlikte değerlendirilir; uygun olmayan durumlarda ilgili alanda çalışan meslektaşlara yönlendirme yapılır.
Doğru uzmanı bulmanın yanı sıra, kişinin kendini o kişinin yanında rahat hissedebilmesi de sürecin işlemesinde belirleyicidir. Psikoterapi literatüründe terapötik ilişki, sonucu etkileyen etkenler arasında düzenli olarak öne çıkar. Bu nedenle ilk görüşme yalnızca uzmanın danışanı değerlendirdiği değil; danışanın da süreci ve uzmanı değerlendirdiği karşılıklı bir alandır.
Başvuru öncesinde beklentileri netleştirmek de yararlıdır. Psikoterapi tavsiye verilen, hazır çözümlerin sunulduğu bir görüşme biçimi değildir. Süreç, kişinin kendi deneyimini anlamasına ve kendi yollarını geliştirmesine alan açmayı amaçlar. Bu çerçevenin baştan bilinmesi, sürece dair gerçekçi bir beklenti kurulmasını sağlar.
Psikolojik destek almak için belirgin bir tanının ya da uzun süredir devam eden ağır bir tablonun olması gerekmez. Kişinin kendini tanımak, tekrar eden yaşam örüntülerini fark etmek ya da bir geçiş döneminde yol almak için de görüşme sürecine ihtiyaç duyması olağandır. Bununla birlikte bazı işaretler, profesyonel destek almanın süreci kolaylaştıracağına dair daha net göstergelerdir.
Aşağıdaki durumlar başvuru için anlamlı işaretler arasında sayılabilir:
Bu belirtilerin varlığı tek başına bir tanı anlamına gelmez; her biri farklı tabloların parçası olabilir. Değerlendirme, kişinin yaşam bağlamı ve öyküsü içinde yapılır.
Yaşamı sonlandırmaya yönelik düşünceler söz konusu olduğunda beklemeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi aranabilir.
Erken dönemde başlanan görüşmeler süreci genellikle kolaylaştırır. Zorlanmanın ağırlaşmasını beklemek gerekmez; belirtiler henüz hafifken de destek almak mümkündür.
Çevrenin yönlendirmesiyle başvuran kişiler de sıklıkla görülür. Bir yakının önerisiyle gelmek başlangıç için yeterli bir nedendir; ancak sürecin sürdürülebilmesi kişinin kendi katılımına bağlıdır. İlk görüşmede bu ayrım konuşulur ve devam kararı kişinin kendisine bırakılır.
Bazı başvurular ise belirgin bir zorlanmadan değil, bir dönüm noktasından doğar. Meslek değişikliği, taşınma, evlilik, ebeveyn olma ya da emeklilik gibi geçişler, kişinin kendini ve önceliklerini yeniden değerlendirdiği dönemlerdir. Bu tür geçişlerde alınan destek, zorlanma ortaya çıkmadan da anlamlı olabilir.
Ruh sağlığı alanında çalışan meslek grupları sık karıştırılır. Çanakkale’de psikolog arayışında olan kişilerin en çok sorduğu konulardan biri bu ayrımdır. Üç meslek grubunun eğitim yolu ve yetki alanı birbirinden farklıdır.
Psikiyatrist bir hekimdir. Tıp fakültesini bitirdikten sonra psikiyatri alanında uzmanlık eğitimi alır. Tıbbi tanı koyma ve ilaç tedavisi düzenleme yetkisi yalnızca hekimlere aittir. Bazı psikiyatristler ayrıca psikoterapi eğitimi de almış olabilir.
Klinik psikolog, psikoloji lisansının ardından klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış kişidir. Psikolojik değerlendirme ve psikoterapi uygulaması yürütür. İlaç yazma ya da tıbbi tanı koyma yetkisi bulunmaz; bu nedenle gerektiğinde psikiyatri yönlendirmesi yapılır. Psikoterapi süreci ve psikiyatrik takip birbirini dışlamaz, gerektiğinde birlikte yürütülebilir.
Psikolojik danışman ise rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programından mezun olur. Ağırlıklı olarak eğitim kurumlarında rehberlik hizmetleri, kariyer danışmanlığı ve gelişimsel süreçlerde destek alanlarında çalışır.
Bu ayrımlar bir mesleğin diğerinden üstün olduğu anlamına gelmez; yetki alanlarının farklı olduğunu gösterir. Başvuru sırasında kişinin ihtiyacına uygun meslek grubunu seçmesi, sürecin doğru zeminde ilerlemesi açısından önemlidir.
Klinik Psikolog Duygu ENGİN, Klinik Psikoloji yüksek lisans derecesine sahiptir ve Türk Psikologlar Derneği üyesidir. Görüşmeler klinik psikolog yetki alanı çerçevesinde yürütülür; tıbbi değerlendirme gerektiren durumlarda Çanakkale’deki psikiyatri uzmanlarına yönlendirme yapılır.
Uygulanan psikoterapi yaklaşımı da unvandan bağımsız olarak sorulması gereken bir konudur. Psikoterapi tek bir yöntem değil, farklı kuramsal çerçevelerden beslenen bir alandır. Bilişsel davranışçı yaklaşım, şema terapi, psikodinamik yaklaşım ve kabul-kararlılık terapisi bunlar arasında sayılabilir. Uzmanın hangi yaklaşımda eğitim aldığını ve süpervizyon sürecinden geçip geçmediğini öğrenmek, başvuru öncesinde sorulabilecek meşru sorulardır.
İlk görüşme, sürecin geri kalanının üzerine kurulacağı zemindir. Bu görüşmenin amacı hızlıca bir sonuca varmak ya da tanı koymak değil; kişiyi kendi yaşamı, ihtiyaçları ve içinde bulunduğu koşullar içinde tanımaktır.
Görüşmede genellikle başvuru nedeni, zorlanmanın ne zaman başladığı ve nasıl seyrettiği, günlük yaşam düzeni, ilişkiler, çalışma ya da okul yaşamı ve kişinin bugüne kadar denediği baş etme yolları konuşulur. Daha önce psikolojik ya da psikiyatrik destek alınmışsa bu deneyim de değerlendirmenin parçası olur.
Anlatmakta zorlanılan konular olabilir. İlk görüşmede her şeyin paylaşılması beklenmez; süreç kişinin anlatmak istediği hızda ilerler. Zorlanılan alanlar, güven ilişkisi kurulduktan sonra ele alınabilir.
Görüşmenin sonunda genel bir değerlendirme paylaşılır: sürecin nasıl ilerleyebileceği, görüşme sıklığının ne olabileceği ve hangi konuların odakta olacağı konuşulur. Sürece devam etme kararı danışana aittir. İhtiyacın kapsam dışında olduğu değerlendirilirse ilgili alanda çalışan meslektaşlara yönlendirme yapılır.
Çocuk ve ergen başvurularında ilk görüşme genellikle yalnızca ebeveynlerle yapılır. Gelişim öyküsü, aile yapısı, okul durumu ve ailenin endişeleri bu görüşmede ele alınır; çocukla birebir görüşmeler sonrasında planlanır.
Çanakkale Merkez ofisinde randevular hafta içi ve cumartesi günleri düzenlenmektedir.
İlk görüşme öncesinde hazırlık yapmak zorunlu değildir; ancak bazı kişiler için yardımcı olur. Son dönemde zorlandığı durumları, ne zaman başladığını ve hangi anlarda yoğunlaştığını kısaca not etmek görüşmeyi kolaylaştırabilir. Kullanılan ilaçlar varsa bunların isimlerinin bilinmesi de değerlendirme açısından yararlıdır.
İlk görüşmede yoğun duygular ortaya çıkabilir. Uzun süredir konuşulmamış konuların dile gelmesi zaman zaman zorlayıcı olur. Bu, sürecin ters gittiği anlamına gelmez; aksine görüşme alanının işlemeye başladığının göstergesi olabilir. Görüşmenin hızı, kişinin taşıyabileceği ölçüde ayarlanır.
Psikoterapi tek bir görüşmede tamamlanan bir işlem değil, zaman içinde ilerleyen bir süreçtir. Görüşmeler düzenli aralıklarla planlanır; bu düzen, ele alınan konuların sürekliliğini korumasına ve süreç içinde biriken farkındalığın taşınmasına alan açar. Aralıkların nasıl belirleneceği kişinin ihtiyacına göre birlikte kararlaştırılır.
Sürecin ne kadar süreceği kişiye göre değişir. Başvuru nedeni, zorlanmanın ne kadar süredir devam ettiği, eşlik eden başka tabloların olup olmadığı ve kişinin sürece katılımı bu süreyi etkiler. Belirli bir seans sayısı baştan verilemez; süreç ilerledikçe görüşme sıklığı ve devamı danışanla birlikte yeniden değerlendirilir.
Görüşmelerde tek bir psikoterapi ekolüne bağlı kalınmaz. Kişinin ihtiyacına göre farklı yaklaşımların birlikte kullanıldığı eklektik bir çerçeve benimsenir. Başta Bilişsel Davranışçı Terapi olmak üzere bilimsel dayanağı olan yaklaşımlardan yararlanılır; Şema Terapi çerçevesi, tekrar eden ilişki ve duygulanım örüntülerinin ele alındığı durumlarda kullanılabilir.
Süreç boyunca ilerleme her zaman doğrusal olmaz. Yoğunlaşan dönemler, duraklamalar ve yeniden hareketlenmeler olağandır. Bu dalgalanmalar sürecin başarısızlığı anlamına gelmez; görüşmelerde ele alınan konulardan biri haline gelir.
Sonlandırma da sürecin bir parçasıdır. Görüşmelerin ne zaman ve nasıl sonlanacağı, tek taraflı bir karar olarak değil, seans içinde açıkça konuşularak planlanır.
Seans aralarında da süreç devam eder. Görüşmede fark edilen bir örüntünün günlük yaşamda karşılığını görmek, sürecin en verimli parçalarından biridir. Kimi zaman seans dışında üzerinde düşünülecek bir soru ya da denenecek bir davranış birlikte belirlenir; bu, danışanın hızına ve tercihine göre planlanır.
Görüşmelerin düzenli sürdürülememesi de konuşulabilir bir konudur. İş yoğunluğu, ekonomik koşullar ya da sürece dair isteksizlik seansların aksamasına yol açabilir. Bu durumlar görüşme dışında bırakılmak yerine sürecin içinde ele alınır; çoğu zaman kendisi de anlamlı bir içerik taşır.
Çocuklar ve ergenler yaşadıkları zorlanmaları yetişkinlerden farklı biçimde ifade eder. Küçük yaş grubunda duygular çoğu zaman sözcüklerle değil; oyun, çizim, davranış değişiklikleri ya da karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar aracılığıyla dile gelir. Bu nedenle çocuk ve ergen görüşmeleri, yaş dönemine uygun bir çerçevede planlanır.
Çanakkale’de çocuk psikoloğu arayışında olan aileler genellikle şu konularla başvurur: okula gitmek istememe, sınav kaygısı, arkadaş ilişkilerinde zorlanma, öfke ve duygu düzenleme güçlükleri, uyku ve yeme düzeniyle ilgili değişiklikler, kardeş ilişkileri, boşanma gibi aile içi geçişlere uyum ve ergenlik dönemine özgü zorlanmalar.
6-11 yaş aralığında görüşmeler ağırlıklı olarak oyun temelli tekniklerle yürütülür. Oyun, çocuk için doğal bir ifade aracıdır ve görüşmenin taşıyıcı zemini olur. 12-18 yaş aralığında ise görüşmeler konuşma temelli ilerler; ergenin özerklik ihtiyacı gözetilerek kendi gündemine alan açan bir çerçeve kurulur.
Aile iş birliği sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Belirli aralıklarla planlanan ebeveyn görüşmelerinde genel ilerleme ve evde desteklenebilecek alanlar birlikte değerlendirilir. Bununla birlikte çocuğun görüşme alanının gizliliği gözetilir; ailenin bilmesi gereken durumlar söz konusu olduğunda önce çocukla konuşulur.
Ailenin onayı doğrultusunda okul rehberlik servisiyle iş birliği yapılabilir. Özel öğrenme güçlüğü, gelişimsel değerlendirme ya da 6 yaş altı erken çocukluk dönemi gibi farklı uzmanlık alanları söz konusu olduğunda ilgili meslektaşlara yönlendirme yapılır.
Ailelerin sık dile getirdiği bir endişe, çocuğun terapiye gitmeyi istememesidir. Bu yaygın bir durumdur ve çoğu zaman çocuğun zihnindeki olumsuz çağrışımlarla ilgilidir. İlk görüşmenin yalnızca ebeveynlerle yapılması, sürecin çocuğa nasıl anlatılacağının birlikte planlanmasına imkân verir. Zorla getirilen görüşmeler nadiren işlevsel olur; merak alanı yaratmak genellikle daha iyi sonuç verir.
Bir diğer sık soru, ebeveynin görüşme içeriğini öğrenip öğrenemeyeceğidir. Çocuğun terapi alanı onun kendi alanıdır ve bu gizlilik sürecin işlemesi için gereklidir. Aile bilgilendirme görüşmelerinde genel ilerleme, hedefler ve evde desteklenebilecek alanlar paylaşılır; seans içeriğinin ayrıntısı aktarılmaz.
Görüşmeler Çanakkale Merkez’de, İsmetpaşa Mahallesi’ndeki ofiste yüz yüze yürütülmektedir. Ofis şehir merkezinde yer alır ve toplu taşıma ile ulaşılabilir konumdadır. Adres bilgisi ve harita üzerinde konum, sitenin iletişim bölümünde yer almaktadır.
Randevular hafta içi ve cumartesi günleri planlanmaktadır. Görüşme saatleri, danışanın çalışma düzeni ya da öğrencinin okul saatleri dikkate alınarak belirlenir.
Randevu talepleri için sitedeki iletişim formu, telefon ya da WhatsApp kullanılabilir. Form üzerinden iletilen talepler ortalama 24 saat içinde yanıtlanır. İlk iletişimde başvuru nedeni kısaca alınır; ayrıntılı değerlendirme ilk görüşmede yapılır.
Görüşmeler, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi kapsamında yürütülmektedir.
Ofiste yürütülen çalışma yetişkin bireysel terapi ve çocuk-ergen terapisi alanlarını kapsar. Çift terapisi ve aile sistem terapisi gibi ayrı formasyon gerektiren alanlarda çalışma yürütülmemektedir; bu alanlarda destek arayan kişiler için Türk Psikologlar Derneği üye listeleri üzerinden uzman araştırması yapılabilir.
Psikoterapi tek bir yöntemden ibaret değildir. Farklı kuramsal çerçeveler, insanın duygu, düşünce ve davranışlarını farklı açılardan ele alır. Görüşmelerde hangi yaklaşımın öne çıkacağı; başvuru nedeni, kişinin ihtiyaçları ve sürecin gidişine göre belirlenir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağlantıyı merkeze alan bir yaklaşımdır. Belirli durumlarda devreye giren otomatik düşüncelerin fark edilmesi, bu düşüncelerin gerçekliğe ne ölçüde karşılık geldiğinin birlikte incelenmesi ve kaçınma gibi sürdürücü davranışların ele alınması üzerine kuruludur. Kaygı ve depresif belirtiler başta olmak üzere pek çok klinik tabloda üzerinde en geniş araştırma birikimi bulunan yaklaşımlardan biridir.
Şema Terapi çerçevesi ise çocukluktan itibaren şekillenen ve yetişkinlikte tekrar eden ilişki örüntülerinin ele alındığı durumlarda kullanılır. Kişinin farklı ilişkilerde benzer zorlanmaları yaşadığını fark ettiği tablolarda bu çerçeve yol gösterici olabilir.
Görüşmelerde tek bir ekole bağlı kalınmaz; kişinin ihtiyacına göre farklı yaklaşımların birlikte kullanıldığı eklektik bir çerçeve benimsenir. Bu, her danışan için aynı yöntemin uygulanmadığı, sürecin kişiye özel olarak yapılandırıldığı anlamına gelir.
Yöntem seçimi danışandan bağımsız bir karar değildir. Hangi çerçevede çalışıldığı, neden o yaklaşımın seçildiği ve sürecin nasıl ilerleyeceği görüşmelerde açıkça konuşulur. Danışanın süreci anlaması, ona katılımını da güçlendirir.
Psikolojik destek almaya dair pek çok yaygın inanç, başvuruyu geciktiren bir etken olarak karşımıza çıkar. Bunların bir kısmı kültürel, bir kısmı ise sürecin nasıl işlediğine dair bilgi eksikliğinden kaynaklanır.
"Psikoloğa yalnızca ciddi ruhsal rahatsızlığı olanlar gider" yaygın bir inançtır. Oysa başvuruların önemli bir bölümü tanı gerektiren tablolardan değil; uyum güçlükleri, yaşam geçişleri, ilişkisel zorlanmalar ve kendini tanıma isteğinden doğar.
"Terapist ne yapmam gerektiğini söyler" beklentisi de sık görülür. Psikoterapi tavsiye verme ya da hazır çözüm sunma biçiminde işlemez. Süreç, kişinin kendi deneyimini anlamasına ve kendi yollarını geliştirmesine alan açmayı amaçlar; kararlar danışana aittir.
"Bir görüşmede sonuç alınır" beklentisi gerçekçi değildir. İlk görüşme tanışma ve değerlendirme alanıdır; süreç zaman içinde ilerler. Aynı şekilde "terapi sonsuza kadar sürer" endişesi de yerinde değildir; sürecin sonlandırılması da görüşmelerde açıkça planlanır.
"Anlattıklarım başkalarıyla paylaşılır" kaygısı başvuruyu engelleyen en yaygın endişelerden biridir. Görüşmelerde paylaşılanlar mesleki etik kurallar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde korunur; sınırlı istisnalar sürecin başında açıkça aktarılır.
"Aileme ya da çevreme anlatmam yeterli olur" düşüncesi de sıklıkla dile getirilir. Yakın çevrenin desteği değerlidir ancak profesyonel görüşmenin yerini tutmaz. Terapi, ilişkisel yükümlülük taşımayan, yapılandırılmış ve gizliliği korunan farklı bir alandır.
Çanakkale’de psikolog görüşmesi için başvuran yetişkinlerin gündemleri geniş bir yelpazeye yayılır. Aşağıdaki başlıklar, bireysel terapi kapsamında sık ele alınan konulara örnek niteliğindedir.
Bu başlıklar birbirinden bağımsız değildir; çoğu zaman bir arada görülür. Örneğin uyku sorunları kaygıyla, tükenmişlik duygusal çökkünlükle iç içe geçebilir. Bu nedenle değerlendirme tek bir belirti üzerinden değil, kişinin yaşam bağlamı bütünüyle ele alınarak yapılır.
Her bireyin süreci kendine özgüdür. Aynı başlık altında başvuran iki kişinin görüşme süreci birbirinden belirgin biçimde farklı ilerleyebilir; bu nedenle standart bir program uygulanmaz.
Başvuru öncesinde en çok merak edilen konular çoğu zaman sürecin işleyişiyle ilgilidir. Aşağıda bu soruların kısa cevapları yer almaktadır.
Süreç ne kadar sürer? Baştan belirli bir süre ya da görüşme sayısı verilemez. Bu; başvuru nedenine, zorlanmanın ne kadar süredir devam ettiğine ve sürece katılıma göre değişir. Görüşme sıklığı ve sürecin devamı belirli aralıklarla danışanla birlikte yeniden değerlendirilir.
Randevu nasıl alınır? Sitedeki iletişim formu, telefon ya da WhatsApp üzerinden randevu talebi iletilebilir. Talepler ortalama 24 saat içinde yanıtlanır.
Online görüşme yapılıyor mu? Görüşmeler öncelikli olarak Çanakkale Merkez ofisinde yüz yüze yürütülmektedir. Online görüşme talepleri sınırlı kapasite çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
İlaç yazılıyor mu? Klinik psikologların ilaç yazma yetkisi bulunmaz. Tablonun psikiyatrik değerlendirme gerektirdiği durumlarda ilgili uzmanlara yönlendirme yapılır.
Rapor veriliyor mu? Adli süreçler ya da resmi kurumlar için rapor düzenlenmesi ayrı bir uzmanlık ve yetkilendirme gerektirir; bu kapsamdaki talepler ilgili kurumlara yönlendirilir.
Görüşme içeriği kayıt altına alınıyor mu? Seans içerikleri ses ya da görüntü olarak kaydedilmez. Klinik notlar mevzuatın öngördüğü çerçevede tutulur ve güvenli ortamda saklanır.
Yakınım için randevu alabilir miyim? Yetişkin başvurularında görüşme talebinin kişinin kendisinden gelmesi tercih edilir; sürece katılım kararı kişinin kendisine aittir. Çocuk ve ergen başvurularında talep ebeveyn tarafından iletilir.
Çanakkale’de psikolog arayışına giren pek çok kişi, randevu almadan önce bir süre tereddüt eder. Bu tereddüt sürecin doğal bir parçasıdır ve çoğu zaman belirli endişeler etrafında şekillenir.
En sık dile getirilen endişe, anlatılanların yeterince "ciddi" bulunmayacağı düşüncesidir. Kişi kendi zorlanmasını başkalarınınkiyle karşılaştırır ve destek almayı hak etmediği sonucuna varabilir. Oysa zorlanmanın şiddeti karşılaştırmayla ölçülmez; kişinin kendi yaşamındaki etkisi belirleyicidir.
Bir diğer endişe yargılanma korkusudur. Utanç duyulan, uzun süredir kimseye söylenmemiş konuların paylaşılacak olması kaygı yaratabilir. Psikoterapi ilişkisi tam da bu nedenle yargılamayan bir çerçeve üzerine kurulur; görüşme alanı değerlendirme değil, anlama amacı taşır.
Kontrolü kaybetme kaygısı da sık görülür. Kişi görüşmede duygularının kontrolünden çıkacağından ya da anlatmak istemediği şeyleri anlatmak zorunda kalacağından endişe edebilir. Süreç kişinin hızında ilerler; hiçbir konu zorla açılmaz ve neyin ne zaman konuşulacağına danışan karar verir.
Yakın çevrenin bilmesi endişesi özellikle küçük şehirlerde belirgindir. Çanakkale gibi görece küçük bir yerleşimde bu kaygı anlaşılırdır. Görüşmelerde gizlilik ilkesi mesleki etik ve yasal düzenlemelerle korunur; randevu saatleri de mahremiyet gözetilerek planlanır.
Sürecin ne kadar süreceğine dair belirsizlik de tereddüt kaynağıdır. Bu konu ilk değerlendirmenin ardından birlikte konuşulur; sürece devam etme kararı her aşamada danışana aittir.
Bu tereddütlerin hiçbiri başvuruyu engellememelidir. İlk görüşme bir taahhüt değil, bir değerlendirme alanıdır; devam etmemeye karar vermek de meşru bir sonuçtur.
Psikoterapi, uzmanın uyguladığı ve danışanın pasif biçimde aldığı bir işlem değildir. Sürecin işleyişi büyük ölçüde iki tarafın birlikte kurduğu çalışma ilişkisine bağlıdır. Danışanın süreçteki rolü, sonucu etkileyen en belirleyici etkenlerden biridir.
Düzenli katılım bunun ilk bileşenidir. Görüşmelerin öngörülebilir aralıklarla sürdürülmesi, ele alınan konuların sürekliliğini korur. Aksayan seanslar süreci kesintiye uğratabilir; bu nedenle randevu planlaması kişinin gerçek koşullarına göre yapılır.
Açıklık ikinci bileşendir. Görüşmede söylenenlerin ne kadar açık olduğu, sürecin ne kadar derinleşebileceğini belirler. Bu, her şeyin ilk seansta anlatılması anlamına gelmez; güven ilişkisi kuruldukça açılma da doğal olarak artar.
Sürece dair geri bildirim vermek de danışanın rolünün parçasıdır. Görüşmelerin işe yaramadığını düşünmek, ele alınan konunun yanlış olduğunu hissetmek ya da uygulanan yaklaşımdan rahatsızlık duymak dile getirilebilir. Bu geri bildirimler sürecin yönünü düzeltmek için değerlidir ve görüşmenin içinde konuşulabilir.
Seans dışındaki yaşam da sürecin parçasıdır. Görüşmede fark edilen bir örüntünün günlük yaşamda karşılığını görmek, terapinin en verimli anlarındandır. Kimi zaman üzerinde düşünülecek bir soru ya da denenecek bir davranış birlikte belirlenir; bu tamamen danışanın tercihine bağlıdır.
Son olarak sabır gerekir. Uzun süredir yerleşmiş örüntülerin fark edilmesi ve değişmesi zaman alır. İlerlemenin dalgalı seyretmesi olağandır; duraklamalar sürecin başarısızlığı değil, doğal bir parçasıdır.
Psikoterapi sürecinin temelinde güven ilişkisi vardır ve bu ilişkinin kurulabilmesi gizlilik ilkesine bağlıdır. Görüşmelerde paylaşılan bilgiler, mesleki etik kurallar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde korunur.
Seanslarda konuşulanlar üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Bu ilkenin sınırlı istisnaları yasal düzenlemelerle belirlenmiştir; kişinin kendisi ya da bir başkası için ciddi risk oluşturan durumlar ve yasal bildirim yükümlülüğü doğuran haller bu kapsamdadır. Bu istisnalar sürecin başında danışana açıkça aktarılır.
Çocuk ve ergen görüşmelerinde gizlilik çerçevesi ayrıca ele alınır. Çocuğun kendi görüşme alanı korunur; ailenin bilgilendirilmesi gereken durumlarda paylaşım çocuğun bilgisi dahilinde yapılır. Bu çerçeve, çocuğun sürece güvenle katılabilmesi açısından belirleyicidir.
Kişisel veriler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun olarak işlenir ve saklanır. İletişim formu üzerinden iletilen bilgiler yalnızca başvuruya dönüş yapmak amacıyla kullanılır. Veri işleme süreçlerine ilişkin ayrıntılar sitedeki KVKK Aydınlatma Metni’nde yer almaktadır.
Görüşme kayıtları, mevzuatın öngördüğü süre boyunca güvenli ortamda saklanır. Danışanın kendi verilerine ilişkin bilgi talep etme, düzeltilmesini ve silinmesini isteme hakları saklıdır.
İletişim
Çanakkale’de yüz yüze yetişkin, çocuk ve ergen psikolog görüşmeleri hakkında bilgi almak veya randevu planlaması yapmak için iletişim formu, telefon ya da WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Yanıt süresi ortalama 24 saat · KVKK uyumlu form
Sitemizde çerez kullanıyoruz
Yalnızca sitenin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Çerez Politikası.