Tükenmişlik Nedir?
İş ve Yaşamda Tükenmişlik Hissi
Tükenmişlik hissi, kişinin uzun süre devam eden stres, yoğun sorumluluklar, duygusal yükler veya sürekli performans gösterme ihtiyacı karşısında kendini zihinsel, bedensel ve duygusal olarak yorgun hissetmesiyle ilişkili olabilir. Psikoloji alanında tükenmişlik çoğu zaman yalnızca “çok yorulmak” olarak değil; kişinin enerjisinin azalması, motivasyonunun düşmesi, yaptığı şeylere karşı eskisi kadar istek duyamaması ve kendini içsel olarak zorlanmış hissetmesiyle birlikte ele alınır.
Bu süreçte kişi kendini sürekli yorgun, isteksiz, tahammülsüz, dalgın ya da içten içe boşalmış gibi hissedebilir. Günlük sorumluluklar eskisinden daha ağır gelebilir; işe, ilişkilere, sosyal hayata ya da kişisel ihtiyaçlara karşı mesafe oluşabilir. Bazı kişilerde “ne yaparsam yapayım yetişemiyorum”, “artık eskisi gibi değilim”, “dinlensem de toparlanamıyorum” gibi düşünceler öne çıkabilir. Bu yaşantılar tek başına bir tanı anlamına gelmez; kişinin yaşam koşulları, stres düzeyi, ilişkileri, çalışma düzeni ve duygusal ihtiyaçlarıyla birlikte anlaşılması gereken süreçlerdir.
Tükenmişlik hissi yalnızca iş yaşamıyla sınırlı olmayabilir. Bakım verme sorumlulukları, aile içi roller, yoğun beklentiler, sürekli güçlü görünmeye çalışmak, sınır koyamamak, dinlenmeye alan açamamak ya da kişinin kendi ihtiyaçlarını uzun süre ertelemesi de bu duygusal yorgunluğu artırabilir. Bazen kişi dışarıdan “işlevsel” görünse bile iç dünyasında bitkin, huzursuz, sıkışmış veya kendinden uzaklaşmış hissedebilir.
Bu süreçte öfke, kırgınlık, suçluluk, yetersizlik hissi, isteksizlik, umutsuzluk, duyarsızlaşma ya da içe çekilme gibi duygular zaman zaman ortaya çıkabilir. Kişi hem dinlenmeye ihtiyaç duyup hem de durduğunda suçluluk hissedebilir. Bu nedenle tükenmişlik hissi, yalnızca zamanı iyi yönetememekle açıklanamaz; kişinin kendisiyle, sorumluluklarıyla, sınırlarıyla ve yaşamındaki beklentilerle kurduğu ilişkiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Çanakkale psikolog ve psikolojik görüşme sürecine ilişkin bilgilendirici içerikler kapsamında, iş ve yaşamda tükenmişlik hissinin kişinin günlük yaşamında nasıl yer tutabildiği genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Bu içerik tanı koyma, tedavi önerme veya herhangi bir sağlık hizmetine yönlendirme amacı taşımaz; genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Belirtiler
Bilişsel
- Yetersizim düşünceleri
- Hiçbir şey değişmeyecek çaresizlik
- İşe yönelik anlam kaybı
- Konsantrasyon güçlüğü
- Mükemmeliyetçi standartlar
Bedensel
- Sürekli yorgunluk
- Uyku düzeni bozulması
- Baş ağrıları
- Sindirim sorunları
- Bağışıklık zayıflığı
Davranışsal
- İşe geç gitme
- Sosyal etkinliklerden geri çekilme
- İş arkadaşlarına karşı sabırsızlık
- Hobi kaybı
- Alkol veya kafein artışı
Nedenleri
Biyo-Psiko-Sosyal Model
Tükenmişlik Hissini Neler Etkileyebilir?
Tükenmişlik hissi çoğu zaman tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Uzun süre devam eden stres, yoğun sorumluluklar, dinlenmeye yeterince alan açamamak, sürekli güçlü görünmeye çalışmak, yüksek beklentiler ve kişinin kendi ihtiyaçlarını geri planda bırakması bu süreci etkileyebilir. Kişi zamanla hem bedensel hem zihinsel hem de duygusal olarak kendini yorulmuş, sıkışmış veya eskisi kadar dayanıklı hissetmeyebilir.
Bazı kişiler için tükenmişlik hissi iş yaşamındaki yoğun tempo, sürekli performans gösterme baskısı, belirsizlikler, görevlerin artması ya da yaptığı emeğin yeterince görülmediğini hissetmesiyle ilişkili olabilir. Bazı kişilerde ise aile içi sorumluluklar, bakım verme rolleri, ilişkilerde fazla yük almak, sınır koymakta zorlanmak veya başkalarını memnun etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarını ertelemek bu duygusal yorgunluğu artırabilir.
Kişinin düşünme biçimi ve kendisine yönelik beklentileri de bu süreçte etkili olabilir. “Her şeye yetişmeliyim”, “hata yapmamalıyım”, “hayır dersem sorun olur”, “dinlenirsem tembellik etmiş olurum” gibi düşünceler kişinin sürekli çaba halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum zamanla dinlenmeyi zorlaştırabilir ve kişinin kendisiyle, işiyle, ilişkileriyle veya günlük yaşamla kurduğu bağı yorucu hale getirebilir.
Tükenmişlik hissi yalnızca dış koşullarla açıklanamaz; kişinin yaşam öyküsü, duygusal ihtiyaçları, sınırları, sorumluluk alma biçimi ve destek kaynaklarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Her bireyin bu süreci yaşama biçimi farklıdır. Bu nedenle tükenmişlik hissi; kişinin içinde bulunduğu yaşam koşulları, ilişkileri, beklentileri ve baş etme biçimleriyle birlikte ele alınmalıdır.
Tükenmişlik Hissine Kuramsal Açıdan Kısa Bakış
Maslach’ın tükenmişlik yaklaşımına göre tükenmişlik; duygusal yorgunluk, kişinin yaptığı işe veya sorumluluklarına karşı mesafe hissetmesi ve kendini yeterli ya da verimli hissedememesi gibi boyutlarla ele alınabilir. Bu açıdan tükenmişlik yalnızca yoğun çalışmakla değil, kişinin uzun süre devam eden duygusal yükler karşısında içsel kaynaklarının azalmasıyla da ilişkili olabilir.
İş Talepleri-Kaynakları Modeli’ne göre ise tükenmişlik hissi, kişinin yaşamında ya da işinde karşılaştığı taleplerin artması ve buna karşılık destek, dinlenme, kontrol hissi, takdir edilme veya kişisel kaynakların yetersiz kalmasıyla ilişkili olarak anlaşılabilir. Yani kişi uzun süre “çok fazla yük” ve “yetersiz kaynak” arasında kaldığında bedensel, zihinsel ve duygusal olarak zorlanabilir.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme amacıyla sunulmuştur; tanı koyma, tedavi önerme veya herhangi bir sağlık hizmetine yönlendirme amacı taşımaz.
Çanakkale'de Tükenmişlik Tedavisi
Tükenmişlik Hissi Nasıl Ele Alınabilir?
Çanakkale’de tükenmişlik hissi, yoğun stres, duygusal yorgunluk ve yaşam sorumlulukları üzerine hazırlanan bu bilgilendirici içerikte; kişinin bedensel, zihinsel ve duygusal olarak kendini nasıl zorlanmış hissedebildiği genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Tükenmişlik hissi yalnızca çok çalışmakla açıklanamayabilir; kişinin uzun süre yüksek beklentiler, yoğun sorumluluklar, yetersiz dinlenme, sınır koymakta zorlanma ya da destek kaynaklarının azalması gibi etkenlerle karşı karşıya kalması bu süreci etkileyebilir.
Psikolojik görüşme sürecinde tükenmişlik hissi; kişinin yaşam koşulları, sorumlulukları, duygusal ihtiyaçları, sınırları, dinlenmeye ayırdığı alan ve kendisine yönelik beklentileriyle birlikte değerlendirilebilir. Maslach’ın tükenmişlik yaklaşımında duygusal yorgunluk, kişinin yaptığı işlere ya da sorumluluklarına karşı mesafe hissetmesi ve kendini yeterli hissetmekte zorlanması önemli boyutlar olarak ele alınır. İş Talepleri-Kaynakları Modeli’ne göre ise kişinin karşılaştığı talepler arttığında ve buna karşılık destek, kontrol hissi, dinlenme, takdir edilme ya da kişisel kaynaklar yetersiz kaldığında tükenmişlik hissi daha belirgin hale gelebilir.
Bu süreçte amaç kişiye bir etiket koymak ya da yaşadığı zorlanmayı tek bir nedene indirgemek değildir. Kişinin hangi alanlarda fazla yük taşıdığı, hangi durumlarda kendini daha yorgun ve sıkışmış hissettiği, sınırlarını nasıl koruduğu, dinlenmeye nasıl alan açtığı ve kendi ihtiyaçlarıyla nasıl ilişki kurduğu birlikte anlaşılmaya çalışılabilir. Bu içerik, Çanakkale psikolog, tükenmişlik hissi, yoğun stres ve bireysel terapi sürecine ilişkin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tanı koyma, tedavi önerme veya herhangi bir sağlık hizmetine yönlendirme amacı taşımaz.
Kaynaklar
- The Measurement of Experienced Burnout (1981). Christina Maslach & Susan E. Jackson / Journal of Organizational Behavior
- Evangelia Demerouti, Arnold B. Bakker, Friedhelm Nachreiner & Wilmar B. Schaufeli / Journal of Applied Psychology (2001). The Job Demands-Resources Model of Burnout
- Christina Maslach & Susan E. Jackson / Journal of Organizational Behavior (1981). The Measurement of Experienced Burnout
- Christina Maslach, Wilmar B. Schaufeli & Michael P. Leiter / Annual Review of Psychology (2001). Job Burnout
- Evangelia Demerouti, Arnold B. Bakker, Friedhelm Nachreiner & Wilmar B. Schaufeli / Journal of Applied Psychology (2001). The Job Demands-Resources Model of Burnout
- Kadir Ardıç & Sema Polatcı / Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi (2009). Tükenmişlik Sendromu ve Madalyonun Öbür Yüzü: İşle Bütünleşme
- Güler Sağlam Arı & Emine Çına Bal / Yönetim ve Ekonomi Dergisi (2008). Tükenmişlik Kavramı: Birey ve Örgütler Açısından Önemi
Son güncelleme:
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik destek yerine geçmez. Yaşadığınız durumla ilgili tıbbi tavsiye için bir uzmanla görüşmeniz önerilir.

